Haberler / Duyurular

Altur’un genç prensi Hikmet Albayrak röportajı

 Altur da belge istiyor

Sektörün belgelendirilmesi taleplerini doğru bulduklarını ve bunun artık bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Altur Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Albayrak, “Mevzuatın ana çatısını, tabii ki, Bakanlık oluştursun. Ancak Bakanlık, mevzuatı sektörün taleplerini ve derneklerini dikkate alarak oluştursun” dedi.

2011 yılından genel anlamda memnun olduklarını belirten Hikmet Albayrak, giderek büyüyen tahsilat sorununa dikkat çekti: “Tahsilat sorunu 2011 yılından bugüne artıyor. İşimizi garanti altına alabilecek bir yapı olmadığı için artık güvendiğimiz firmaları seçiyoruz. Hep bizden teminat mektubu istenir, biz bir şey isteyemiyoruz. 2000’li yıllarda sektör daha karlıydı. Bundan sonra gelen süreçte karlı olmasa da maddi gücün verdiği fırsatla daha fazla büyüme şansı bulduk.”

Mevzuat bir ihtiyaç

Sektörün belgelendirilmesi taleplerini doğru bulduklarını ve bunun artık bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hikmet Albayrak, “400 kişinin çalıştığı bu merkeze 10 milyon doların üstünde para harcadık. Bu parayı harcayıp, 5 arabası olan bir firmayla aynı şartlarda değerlendirilmemeliyiz. Bu işi daha profesyonel, daha çok yatırım ve istihdam yaratarak yapanların haklarının korunması gerekiyor. İSTAB’ın da projesi olan belgelendirme talebine sıcak bakıyorum. Ancak belgelendirilirken de sektörün ihtiyaçlarına cevap veren mevzuat da oluşturulmalı. Özmala yönelik kurallar hayata geçirilebilir şekilde olmalı. Bir özmala bir kiralık araç gibi şartlar uygulanabilecek kurallar değil, filonun yüzde 10’u denilebilir belki. Personel taşımacılığında araç fiyatları ve akaryakıt maliyeti arttı, fiyatlar düşük kaldı. Taşeron arabacı artık işini sürdüremez, kredilerini ödeyemez durumda. Özmal yatırımı bu nedenle arttı.

İSTAB çalışıyor

Sektörün mevzuatının ana çatısını tabiî ki, Bakanlık oluştursun. Bakanlık da kararları alırken İSTAB gibi ASTAB gibi derneklerden fikir almalı. Ben İSTAB’ın yönetim kurulundayım. Sayın Hakan Orduhan, kendi işinden çok İSTAB’ın işleriyle sektörün sorunlarıyla uğraşıyor” dedi.

Denetim belediyelerde olmalı

Bakanlığın mevzuattaki düzenlemeyi yapmasının ardından takip ve denetimde belediyeleri yetkilendirmesi gerektiğini ifade eden Albayrak, “Araç logolarında olduğu gibi, belediyenin bir yönergesiyle Bakanlık düzenlemesi çelişebiliyor. Belediyenin denetleyen ve belgelerin teminini sağlayan kurum olarak kalması daha iyi. İstanbul ile Kocaeli’nin farklı uygulamalara gitmesi de sorun yaratıyor. Orada plaka tahdidi var, burada yok. İstanbul çok büyük bir şehir, işyerleri Kocaeli’ye Gebze’ye diğer tarafta Çerkezköy’e Tekirdağ’a kaymaya başladı. Buradaki personel taşımayı şehirlerarası olarak değerlendirirsek yanlış yapmış oluruz” diye konuştu.

Özmal filonun yüzde 10’u

Özmal araç şartının ve bu düzenlemenin de filonun yüzde 10’u olabileceğini belirten Albayrak, “Bu birden olmamalı, kademeli bir geçişle sağlanmalı” dedi. Hikmet Albayrak, kiralık araç çalıştırmaya yönelik sınırlama getirilmemesini, ancak çalışma koşullarının belirlendiği tek tip bir sözleşme örneğinin oluşturulabileceğini söyledi. Plaka tahdidinin doğru bir uygulama olmadığını ve Türkiye genelinde de kaldırılması gerektiğini söyleyen Albayrak, “Bu yapı taşıma fiyatlarını etkiliyor ve yapıda tekel oluşturuyor. Hakkaniyetli bir kazanç olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Araçta yaş değil muayene önemli

Araç yaş sınırlamasının sektörün sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Albayrak, “Amerika’da çocukları 20 yaşındaki otobüsler taşıyor. Ama burada firmalar, “diğer taşımacı 2 yaşında araba vaat etti, sen de 2 yaşında araba vereceksin” diyor. Bence bu milli gelir açısından da israf. Bir adam 4 yıllık taksitle araba alıyor. Arabasının taksidi bitiyor, tam para kazanmaya başlıyor ki ‘arabanı yenile’ diyoruz. 1-2 yaşında araba istemek çok hakkaniyetli değil. Araç muayenesinden geçen her aracın hizmet vermesine imkan tanınmalı” diye konuştu. Otomobille servis taşımacılığının mevzuatla düzenlenmesi taleplerine de destek veren Albayrak, “Güzergahlar uymuyor, ayrı yerlerde oturan personel var. Bunlar 3 kişi oluyor, minibüsle iş yerine götürüyoruz. Otomobil olursa, yakıt tüketimi, müşterinin maliyeti azalır ve daha etkin bir araçla taşıma gerçekleştirilir” dedi.

Mesleki yeterlilik

Albayrak, mesleki yeterlilik kriterleri getirilmesi taleplerini de değerlendirdi: “Kriterlerin uygulanabilir olması için öncelikle eğitim düzeyinin genel anlamda artması lazım. Çalışanlar genelde emekli ve eğitim düzeyi düşük. Biz bu sorunları aşmak için 4 eğitimciden oluşan bir birim oluşturduk. Altur Akademi adında bir eğitim merkezi açma planımız var. Sektörde topyekûn bir eğitim seferberliği için devletin destek vermesi şart.”

Okul düşüncemiz var

Bugüne kadar okul taşımacılığını hiç düşünmediklerini ancak okula yönelik uzun süredir yoğun bir talep geldiğini dile getiren Hikmet Albayrak, ‘Altur gibi marka varken öğrencimi Altur’a taşıtmak istiyorum’ diyorlar. Operasyonel kiralamaya da böyle girdik. Artık öğrenci taşımacılığını düşünmeye başladık ama bu, 2-3 yıl içinde hayata geçebilecek bir proje. Önceliğimiz kendi sektörümüz. Filo kiralama işinde ilk üç içindeyiz. Her sene yüzde 10-15 arasında büyüyoruz. Gelecek yıl 7 bin 500 civarı araca ulaşacağımızı düşünüyoruz. Turizm taşımacılığı alanına değil ama 5 sene içinde İstanbul’a 5 yıldızlı bir otel yatırımı planlıyoruz” dedi.

Yurtdışı ve kentiçi hedefleri

Yurtdışı hedefleri olmadığını açıklayan Hikmet Albayrak’a kentiçi taşımacılığa yönelik planlarını sorduk: “Yurtdışında personel taşıma işi fazla yok. Olan yerlerde de zaten çok profesyonel anlamda yapılmıyor, bu Türkiye’ye özel bir iş. Amerika’da okurken baktım, personel taşıma diye hiçbir şey yok. Orada öğrenci taşımacılığı bizden daha eski arabalarla yapılıyor. Personel taşımacılığında birçok ülkeye model olabiliriz. Kent içi içinde bir düşüncemiz yok. Otobüs AŞ’yi değerlendirdik, zamana bıraktık. Otobüs AŞ’yi komple özelleştirseler, blok şeklinde düşünebiliriz, ama 2-3 hat alıp çalıştıralım düşüncemiz yok. Biz bir işi yaptığımız zaman en iyi şekilde yapmak ve en büyük olmak isteriz” cevabı aldık.

Müşteri seçme kriteri

Hikmet Albayrak, artık kendilerinin de müşteri seçtiğini belirtiyor: “Devamlılığı olan müşteri istiyorum. Ben bir sene gidip büyük firmadan çok büyük para kazanayım, kar edeyim, ikinci sene başka bir firmaya gideyim değil… az para kazanacağım, ama uzun süre çalışabileceğim firmaları istiyorum. 2 sene çok iyi para kazanıp bir sonraki sene zarar ettiğimiz işler olmuyor. Altınyıldız’ı 25 senedir biz taşıyoruz.”


İnsana hizmet önemli

Hizmet sektörü çok zor bir alan. Bir aracın içindeki 15 kişiyi memnun etmeniz çok zor. Biri, ‘araba çok soğuk’, öteki ‘çok sıcak’ der. Biri, servis evinin yakınından geçiyordur memnundur, birinin geçmiyordur memnun değildir. En keyifli tarafı ise bu kadar insana ekmek verebilmek.

Çalışan sadakati

Genel müdürümüz 25 yıldır, servisler müdürümüz 23 yıldır, yönetici kadromuz da en az 10 senedir Altur çalışanı. İnsanları firmaya sadık tutmak çok önemli, bu olursa firma her zaman başarılı olur.

Çalışanın alınteri soğumadan

Babamın bize her zaman söylediği şey; çalışanın teri soğumadan maaşını vereceksin. Bir gün bile geciktirmeyeceksin. 36 yıldır hiç geciktirmedik. İnsanlar gününde parasını alırsa mutlu oluyor. Ben onlara iyi davranırsam, hak ettiği değeri verirsem, ücretlerini gününde ödersem, iyi bir iş bekleyebilirim. Parasını ödemediğinde, bu adam moral bozukluğunu yolcuya da yansıtır. Biz 5 firmadan paramızı alamadık ama herkesin parasını gününde yatırdık. Geçen sene bir şirket battı 1,5 trilyon paramız gitti. Altur, böyle marka oldu, bu şekilde güven verdi. Çalışan taşeron da, taşıtan firma da ilk tercihini Altur’dan yana kullanıyor.

ALTUR

7 bin 500 araçlık filosuyla günde 300 bini aşkın kişi taşıyan Altur, 2011’i yüzde 20 büyüme ile kapatmayı başardı.

1976 yılında Abdurrahim Albayrak tarafından kurulan Altur, bugün Türkiye’nin en eski ve en büyük filosuna sahip personel taşıma şirketi. Aynı zamanda filo kiralama alanında da hizmet veren Altur, Volkswagen ve Seat yetkili bayisi. İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon ve Samsun başta olmak üzere neredeyse Türkiye’nin her yerinde 350’si özmal 7 bin 500 adede ulaşan filosuyla personel taşımacılığı hizmeti veriyor. 4 yıl önce operasyonel kiralama işine giren Altur, bugün 6 binin üzerinde araçla bu alanda da hizmet veriyor.

13 yaşında fotokopi çekerek başladım

13 yaşında İngiltere’ye dil okuluna gittim. En büyük erkek çocuk da olduğum için babam, “bu işi siz yapacaksınız” dedi. Ben, ne yapacağımı sordum, “fotokopi çekersin” dedi. 13 yaşından sonra her yaz, her hafta sonu gelip çalıştım. O zamanlar, çocuk olduğumu, babamınsa beni niye işe götürdüğünü anlayamadığımı düşünürdüm. Ama üniversiteden mezun olduktan, bir de Amerika’ya gidip mastır yaptıktan sonra çocukken çalışmanın faydasını gördüm. İş hayatının okuduğunuz gibi olmadığını görüyorsunuz.

Büyük sevdamız Galatasaray

Seyahat etmeyi ve futbolu çok seviyorum. Galatasaray’ın deplasman da dahil tüm maçlarına giderim. Ailede büyük ablamın eşi Beşiktaşlı, onun haricinde herkes Galatasaraylı. 6 yaşımda babam beni maça götürdü, başka şansın olur mu? Bana 6 yaşında Galatasaraylılığı öğretti. Hepimizin kombinesi var. Bu çocukluktan beri böyle. En büyük hayallerimden biri Galatasaray’da yöneticilik yapmak.

Hayalim

Altur’u personel taşımacılığı sektöründe lider konumunu üstüne koyarak devam ettirdiğini hayal ediyorum. Ankara, İzmir gibi illerde de en büyük olmayı ve başka sektörlere girdiğini de hayal ediyorum. Altur’u, ikinci nesil olarak çok daha büyük yerlere getirme şansımız var. Bunun için maddi, manevi, çevre, fırsat eğitimi… hepsi elimizde var.

Son karar babamın

Biz altı kardeşiz. Altımızda şirketlerin bir yerinde görev alıyor. Herkesin görev yaptığı şirket ve sorumlulukları, görev tanımları farklı. Yönetim Kurulu Başkanı olarak son kararı babam veriyor, ama burada bizi hep destekliyor, duyduğu güveni gösteriyor. Mastır eğitiminde, bilerek aile şirketi yönetim dersi aldım. Çünkü benim aile şirketinde çalışacağım belliydi. Şirketlerin ancak yüzde 10’u üçüncü nesle kalabiliyor. İşte bunu engellemek, şirketin beşinci, altıncı nesillere kalabilmesi için sorumlukları ve yetkileri paylaştık. Personel taşıma işine sadece ben bakıyorum. Abdurrahim Bey’in bizlere öğrettiği ikinci kural: her zaman, personelden önce işe gelmektir. Kendisi de, biz de her zaman 7’de işe geliriz. Bugün hasta oldum, şirkete gelmeyeyim gibi bir mazeretimiz olamaz. Burada 7 bin kişiye ekmek veriyoruz. İşin tökezlemesi o 7 bin kişinin ailesini olumsuz etkiler. Fikir ayrılıkları olur, biz bunları konuşur, tartışır doğruyu buluruz ve hepimiz o doğruyu kabul ederiz.

Abdurrahim Albayrak

Babam çok çalışkan, çok disiplinli. Almanya’ya gitmiş, orada da bir süre çalışmış. İş disiplinini Almanlardan öğrendiğini söyler. Bu disiplini, hem çalışanlarına hem biz çocuklarına öğretti. Her zaman sağlam adımlar atar. ‘Kendi işimde büyük olayım, bana yeter’ der. Kredilere, bankalara güvenerek ilerlemez. Çalışanların parasını gününde ödeyebileceği nakti olsun diye bakar. Şu anda 3-4 ay bir yerden para almasa da çalışanların parasını ödeyebilecek nakdi var. Kredi ile iş yapmayı sevmiyor. Bu işe 1 arabayla başladığında da Türkiye’nin en büyük personel taşıma şirketi olacağını elbette düşünemezdi. Çalıştırdığı parayı biriktirerek, günde 3-4 saat uyuyarak, bazen evine de gitmeden arabada yatarak çalıştı.

 

http://www.tasimadunyasi.com/3826-AlturungencprensiHikmetAlbayrakroportaji.html



» Diğer Duyurular