Haberler / Duyurular

Karadenizli 101 Patron!

Yıldızları 1980'li yıllarda parladı. 20 yıl boyunca ekonomi, siyaset ve spora damgalarını vurdular. Şantiyelerde binlerce kişiye ekmek kapısı oldular, takalarıyla yola çıkıp filolarıyla denizleri fethettiler... İşte Karadenizli patronların başarı öyküleri, bugünkü durumları ve gelecek planları...

Çoğu daha 15'ine bile gelmeden para kazanmak için gurbet yolunu tutmuş. Yine çoğunun hikayesi bir şantiyede amele olarak başlıyor...
1970'ler kendini ispat, 80'ler birden gelen parayı hazmetme çabası, 90'lar ise birçoğu için yol ayrımıyla geçmiş...
Değişen ekonomiye hem kendilerini hem de şirketlerini uydurabilenler, 2000'lerde de servetine servet katarak yola devam ediyor. "Bana bir şey olmaz. Denizde kum bende para" mantığıyla yeniliklere gözlerini kapayanlar içinse "cepten yeme" dönemi başlıyor.

10 yıldır pasifler
2000'lerin Türkiye'sinde "eski takalardan kimler kaldı" diye baktığımızda, yine karşımıza yüzlerce Karadenizli şirket çıktı. Dikkatimizi ilk çekense, sadece evini barkını bırakıp büyük şehre gelmiş patronların değil, kendi memleketinde yatırım yapmış yeni nesil patronların da olduğu...
Ancak bu haberimizde, bütün Karadenizli şirketlere yer veremedik. Yatırımlarıyla, yarattıkları istihdamla ekonomide daha büyük yer tutan Karadeniz kökenli patronları anlatmaya çalıştık.
Bir düşünün, Karadenizli işadamı deyince aklınıza kimler geliyor? Sizin de aşağı yukarı aynı isimleri saydığınızı duyar gibiyiz: Mehmet Ali Yılmaz, İbrahim Cevahir, Atalay Şahinoğlu, İhsan Kalkavan, Saffet Ulusoy...
Bunlar, bir dönem sadece ekonomide değil, siyasetten spora birçok alanda etkili olan kişilerdi. Bir sözleriyle hükümetleri etkiler, en kritik karşılaşmaların skorlarını değiştirirlerdi.
İnsanların kafasında "çekinilmesi gereken kişi" imajı çizmişlerdi. Bu imaj onların servetlerine servet katmalarını da sağladı.
Oysa bugün farklı bir Karadenizli işadamı boy gösteriyor. Bu saydığımız isimler hala katma değer yaratıyor ancak 10 yıl önceki etkinlikleri yok.
Bunun nedenini sorduk Karadenizli işadamlarına. Ve çok medyatik bir yanıt aldık: "Kurumsallaşamadık!"

"Danışman giremez!"
Hemşehriciliğin had safhada olduğu Karadeniz şirketlerinin hemen hepsi tam bir aile şirketi. Tek patron, tek karar mercii. Patrondan sonra gelen kişiler de ya oğullar, ya kardeşler, ya da yeğenler...
Profesyonelleşme neredeyse hiç yok. Bugüne kadar kapısından içeri danışman girmeyen şirket sayısı çok fazla.

Ünlü Karadenizli Aileler
Ekşioğulları (Rize)
Kalkavanlar (Rize)
Çarmıklılar (Artvin)
Çebi Ailesi (Trabzon)
Hacıfazlıoğulları
(Trabzon)
Ulusoylar (Trabzon)
Hacısüleymanoğulları
(Trabzon)
Çilingiroğulları (Rize)
Topaloğulları (Trabzon)
Cevahirler (Trabzon)
Kaptanoğulları (Rize)
Sadıkoğulları
(Trabzon)
Saral Ailesi (Trabzon)
Çakıroğlu Ailesi
(Trabzon) Karadenizli İşadamının Yönetim Tarzı

GENELLİKLE aile şirketi yönetirler. Akrabaların şirkette ağırlığı büyüktür. Hemşehriler şirket içinde önceliklidir.

HIZLI karar alırlar ve genellikle bunu yaparken kimseye güvenmez, kendi tecrübelerine göre bireysel davranırlar.

YENİ jenerasyon Karadenizli işadamı tipi daha paylaşımcı. Hatta ikinci jenerasyon yönetime aile bireylerini karıştırmaya karşı, bu nedenle de babalarından eleştiri alıyorlar. Birinci jenerasyon danışmanları şirketin kapısından sokmazken, yeniler bu konuda farklı görüşlerin şirkete katkı sağlayacağını savunuyor.

AKILLI risk almayı seviyorlar. Serde gözü karalık var.
Manevi değerlere sahipler...

ÇALIŞANLARINA karşı sert tutum içindeler.
Ancak bunu tatlısert olarak tanımlayanlar da var.

ÇOK çalışmak konusunda hiç ödün vermiyorlar.

KARADENİZLİ patron işçisine "yanlış" yapıldığında bunu kendine yapılmış sayıyor ve kendi yöntemleriyle çözüyor. Çoğu kimse, "Karadenizli patronun işçisini dövemezsiniz.
Tokadı kendine sayar" diyor.

Karadenizli patronların büyük kısmı, birikimlerini en klasik yöntem olan gayrimenkulde değerlendirmiş. Bu nedenle birçoğu aynı zamanda kira zengini de. Kazandığı parayla yeni yatırımlar yapıp, yeni teknolojiler getirmek yerine, işi sağlama almak mantığını uygulayan tipte işadamları daha çok.
1970'lerde başlayan hızlı yapılaşma, Türkiye'yi koca bir şantiyeye, "laz müteahhitleri" de milyonerlere dönüştürmüştü. Bu akım yaklaşık 20 yıl sürdü. Son dönemlerde arka arkaya yaşanan krizler ve şehirleşmede bilinçlenmenin artması, onların da kendi aralarında elenmelerine neden oldu.
Öyle ki Türkiye vergi rekortmeni olan bazı müteahhitler bugün piyasada yoklar.

Yeni nesil sektör çeşitlendiriyor
Son dönemlerin Karadenizli işadamlarına baktığımızda, en popüler isimler olarak Akfen Holding'in sahibi Hamdi Akın, Cengiz İnşaat'ın sahibi Mehmet Cengiz, Global Yatırım Holding'in sahibi Mehmet Kutman, Altur'un patronu Abdürrahim Albayrak ve MNG Holding'in sahibi Mehmet Nazif Günal geliyor aklımıza.
Bunların çoğunluğu, ana faaliyet alanları inşaat olmasına rağmen, bunu turizm, enerji, gıda gibi farklı sektörlerle çeşitlendirmeyi tercih eden yatırımcılar aynı zamanda. Dünyaya açılmaktan korkmayan, yeni yatırımlar yapan, devlet ihalelerinde cesur oynayan işadamları olarak anılıyorlar.
Onların da tam olarak kurumsallaştığı söylenemez. Ancak medya yoluyla kendilerini anlatmaktan da kaçınmıyorlar.
Karadenizli başbakanın rüzgarından yararlanıyorlar. Bir yönetim danışmanı, yeni neslin, daha öfkesini kontrol edebilen, "akıllı risk" alabilen kişilerden oluştuğunu belirtiyor.
İşte Karadenizli ünlü patronların portreleri... MehmetEkrem CENGİZ / Cengiz İnşaat
Hem sporda, hem inşaatta

SON dönemin en parlak Karadenizli kardeşleri. En son Seydişehir Eti Alüminyum Tesisleri'nin özelleştirmeden 305 milyon dolara alarak adlarından söz ettirdiler.

RİZELİ kardeşlerden büyük olanı Mehmet Cengiz, ANAP'a yakınlığıyla biliniyor. Bir dönem Çaykur Rizespor'un başkanlığını yapmıştı. Kulübün şimdiki başkanı ise küçük kardeş Ekrem Cengiz... Cengiz kardeşlerin, tartışmalı Karadeniz otobanının müteahhidi oldukları dönemde büyüdükleri belirtiliyor.

CENGİZ Group bünyesinde halen yedi şirket var. Cengiz İnşaat, grubun lokomotif şirketi. CeKa İnşaat, HCM Makine, Balen Makine Enerji, Bana Turizm, Cengizler Sigorta, Cengiz Enerji diğer şirketleri.

KEMER'DE bir oteli olan Cengiz kardeşler, geçen aylarda Port Royal Hotel'i 150 milyon dolara inşa ettiler.

Abdürrahim ALBAYRAK
Altur Turizm
Nevi şahsına münhasır

ÖNCELERİ "Kim bu delifişek Cim Bomlu" diye merak etti Türkiye onu. Altur Turizm'in Rizeli Yönetim Kurulu Başkanı Abdürrahim Albayrak'ın minibüs şoförlüğünden servis zincirine, ardından da dev bir filo patronuna dönüşmesi hikayesini okuduk sonra.

"HER gün bin lira biriktirerek yaptım servetimi" diye anlatıyor o günleri Albayrak. Bugün 100 milyon YTL'lik ciroya sahip bir şirket Altur. 2006'da yavaş ama emin adımlarla büyüyeceklerini söylüyor Albayrak. Ona geleceği en parlak Karadenizli işadamlarından biri gözüyle bakılıyor.

ALBAYRAK, halen Shell benzin istasyonları ve Pirelli lastiklerinin bayiliğini de yürütüyor. Geçen yıl Volkswagen bayiliğini aldı.

ALBAYRAK'IN şimdiki hedefi ise turizmde büyümek. Bunun için İstanbul'da birkaç otel bakıyormuş. Albayrak, şehir otelciliğinde isim yapmak istiyor. Fanatik Galatasaraylı olan Albayrak, önümüzdeki martta yapılacak kurultayda yeniden yönetime girmeyi planlıyor.

Yılmaz ULUSOY / Ulusoy Holding
Babası salla insan taşırdı...

ULUSOY ailesinin kaderini, 1920'lerde Trabzon'un OfÇaykara ilçeleri arasında sel nedeniyle ulaşımın kesilmesi değiştirdi. Baba Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy'un iki yerleşim yeri arasında salla insan taşıyarak kurduğu bağlantı, bugün kara, hava ve deniz ulaşımından tekstil, turizm, otomotive kadar uzanan bir devin doğmasına yol açtı.

ULUSOY Otobüs İşletmeleri, 1937 yılında kuruldu. Yılmaz Ulusoy, 1959 yılında aile şirketinde çalışmaya başladı. O yıllardan bugüne 10'a yakın şirket kuruldu. 1991'de Bosfor A.Ş. ile yurtdışına açıldı. O yıllarda 2 bin 500 tanker ve 10 bin Türk çalışanla yıllarca İran'da hizmet verdi. 1997'de Çerkezköy'de kurulan Ulusoy Tekstil, halen Ceys markasıyla üretim yapıyor.

YILMAZ Ulusoy, 2003 yılında Çeşme Limanı'nı da özelleştirme yoluyla Denizcilik İşletmeleri'nden satın aldı.

Erdal AKSOY / Turcas Petrolcülük
Shell'le flört ediyor

SON dönemlerin en başarılı Karadenizli işadamlarından biri Erdal Aksoy. Türkpetrol markasıyla hizmet veren Turcas Petrol'ün Yönetim Kurulu Başkanı. Son dönemde Shell'le yaptığı flörtle de dikkat çekiyor.

GEÇEN aylarda, Aksoy'a ait Aksoy Petrol'ün, ConocoPhilips'in Turcas'taki yüzde 28.5 hissesini 25 milyon dolara aldığı bildirilmişti. Son ana kadar Tüpraş özelleştirmesiyle ilgilenen Aksoy'un Türkpetrol'ü, 87 milyon dolarlık piyasa değerine sahip.

Mehmet Nazif GÜNAL / MNG Holding
3.8 milyar YTL'lik taahhüt işi yaptı

MNG, iki ana inşaat ve taahhüt şirketi Günal A.Ş. ve Mapa A.Ş'nin, inşaat ve turizm sektörlerinde büyüme amacıyla birleşmesinden doğdu. Ardından da banka, finans, turizm, havacılık, kargo, medya ve savunma sanayiine kadar uzanan geniş faaliyet alanına sahip bir holdinge dönüştü.

YÖNETİM Kurulu Başkanı Mehmet Nazif Günal, hizmet sektöründe büyümeyi hedefliyor. Holdingin toplam değeri 3.8 milyar YTL'yi buluyor.

TURİZM grubu, 5 adet tatil köyü, 9 bin yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. MNG Havayolları ise kendi uçaklarıyla yolcu ve yük taşıyor. Metin KALKAVAN / Türkon Holding
Denizcilerin "altın çocuğu"

DENİZCİ ağabeyleri ona "altın çocuk" diyor. Yarım asırlık denizci bir aileden geliyor.
Ancak bu konuda yurtdışında mastır yapacak kadar da işini profesyonel boyuta taşıyanlardan.

RİZELİ Metin Kalkavan, iki buçuk yıl önce Deniz Ticaret Odası başkanlığını Cengiz Kaptanoğlu'ndan devraldı. Buradaki en büyük icraatı ise, denizcilerin aynı çatı altında toplanıp özelleştirmelerde ortak hareket etmelerini sağlayan bir model oluşturmak oldu.

BU ortak girişim, geçen yıl Ereğli Denizcilik'i kurdu. İkinci en büyük adım da Samsun ve Ankara feribotlarının satın alınmasıydı. Ardından 120 milyon dolara Galleria, Ataköy Marina ve Holiday Inn otelinin de içinde bulunduğu tesisler satın alındı.

KALKAVAN'IN aile şirketi Türkon Holding'in geçen yılki cirosu 180 milyon dolar.
Şirket, Göcek'te 100 milyon dolarlık lüks tatil köyü yapmayı planlıyor.

İbrahim KEFELİ / Kefeli Giyim
Sabancı'ya reklam yaptırdı

17 yaşında, Beyoğlu'nda bir gömlek atölyesinde başlıyor Artvinli İbrahim Kefeli'nin iş yaşamı. 1976'da da kendi atölyesini açarak, gömlek piyasasında hep ileri giden bir süreç başlatıyor kendi adına.

1987 yılında Topçular'da ilk fabrikasını açana kadar, atölyelerden kendi markasını yaratmak için uğraş veriyor. Merhum Sakıp Sabancı'nın yakın dostluğu ve Bisse markalı gömleklerin tanıtımına modellik yaparak verdiği destek, Kefeli'nin markalaşmasında önemli rol oynuyor.

BUGÜN Kefeli, tüm dünyada yeni bir trend olan konsept giyim konusuna odaklanmış durumda. Bütün hedefi, dünyaya Bisse markalı konsept erkek giyimi ihraç etmek.

22 yıldır gömlek üreten Bisse, bu hedef doğrultusunda ilk kez standlarına pantolon ve ceket koyuyor. Topçular'daki fabrikada yılda 750 bin adet gömlek üretiliyor. Türkiye çapında 300 satış noktasına sahip olan Bisse, üretiminin yüzde 50'sini ihraç ediyor.

Sait YILMAZ / Yılmaz Şirketler Grubu
Devlet işiyle büyüdü

KASİAD (Karadeniz Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı Sait Yılmaz'ın ana faaliyet konusu, birçok Karadenizli gibi inşaat. Devlet müteahhitliği de yapan Yılmaz, bugüne kadar İstanbul'da çok sayıda konuta imza atmış. Büyük bir villa projesinin de sahibi.

YILMAZ Şirketler Grubu bünyesinde halen 7 şirket bulunuyor.
Bunlar inşaat, tekstil ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

SAİT Yılmaz'ın şu sıralar en büyük projesi, İstanbul Kurtköy'de inşaatına başlayacağı Aydost Residence. 60 villadan oluşacak projeye ileride çok katlı evler de eklenecek. Proje tamamlandığında 20 milyon dolara mal olacak.

FUTBOL DÜŞKÜNLERİ

KARADENİZLİ işadamlarının en dikkat çeken yönlerinden biri de futbola düşkünlükleri. Hepsi birer fanatik olan işadamları, birçok kulübün de yönetiminde aktif rol oynadı, oynamaya devam ediyor. İşte bu isimlerden bazıları:
Mehmet Ali Yılmaz (Trabzonspor)
Bilgin Aygün (Trabzonspor)
Önder Bülbüloğlu (Trabzonspor)
Hasan Osman Çelik (Trabzonspor)
Yılmaz Becipoğlu (Boluspor)
Abdürrahim Albayrak (Galatasaray)
Ergun Gürsoy (Galatasaray)
Fikret Orman (Beşiktaş)
Yaşar Aşçıoğlu (Beşiktaş)
İhsan Kalkavan (Beşiktaş)
Gürbüz Refioğlu (Fenerbahçe)
Şevket Yılmaz (Fenerbahçe)
Şadan Kalkavan (Fenerbahçe)
Mehmet Sadıkoğlu (Fenerbahçe)
Mehmet Cengiz (Rizespor) Mehmet Ali YILMAZ / TekArt
Yeni fırsatlar kolluyor

O, Karadenizli işadamı penceresinden bakıldığında tam bir klasik.
İnşaatçı. Trabzonspor'un Onursal Başkanı.

MEHMET Ali Yılmaz, 1970'lerin başından 90'lara kadar Türkiye'nin en etkili işadamlarından biri olarak anıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu. İlk büyük işlerinden biri Hürriyet gazetesinin Cağaloğlu binası. Ardından liman, konut projeleri geldi. Deniz Harp Okulu ihalesi ilk büyük kamu projesiydi...

1978 yılında ilk vergi rekortmenliği geldi. Bu 10 yıl devam eden bir süreç olacaktı. Banka satın aldı, medyaya girdi. Trabzonspor'un başkanlığını yürüttüğü yıllar kendi deyimiyle yıprattı onu. Siyasete girdi, bakanlık yaptı.

BUGÜN sahibi olduğu TekArt İnşaat'ın önemli otel projeleri var.
Alaçatı'da 100 milyon dolarlık bir termal tesis yapmayı planlıyor. Golf tesisleri işletiyor. Mortgage sisteminin yaygınlaşmasından sonra ucuz konutlar yapmayı hedefliyor.

Eray KAPICIOĞLU / Dünya Göz Hastanesi
Nalburluktan göz hastanesi krallığına

SÜLEYMAN Demirel'in başbakan olduğu dönemde büyük destek alarak, Türkiye'nin ilk özel göz hastanesini açtı Eray Kapıcıoğlu. Nalburluktan iş hayatına atılan azimli bir girişimci. Birçok hemşerisi gibi konut projeleriyle büyüdü.

1990 yılında Avrupa Hastanesi'ni yaparak sağlık sektörüne bulaştı ve bir daha çıkamadı. Metropol Hastanesi'ni yaptı, sonra sattı. Halen dört yerde Dünya Göz Hastanesi işletiyor. Yakında buna yeni yerler de eklenecek.

CİRONUN büyük bölümünü yurt dışından gelen hastalar oluşturuyor. Otellerle paket programlar yapıp, yabancı hastalara lazer ameliyatlıİstanbul gezili turlar pazarlıyor. Hastanelerinde günde 250 lazer ameliyatı yapılıyor. Hedef günde bin 500 kişiyi muayene etmek.

TAM sayısını kendisi de bilmiyor ancak 30'a yakın gayrimenkulü var. Kapıcıoğlu, göz hastanesinden sonra kadınçocuk sağlığı üzerine ihtisaslaşmış bir hastane yatırımı yapmayı planlıyor. Tahsin KAYA / Kayalar İnşaat
Kuruçeşme'ye otel yapıyor

RİZE'NİN Geyve ilçesinden Tahsin Kaya.
Dedesinin kerestecilikle başlattığı aile şirketini babası sürdürmüş. Kendisi ise 1956 yılında babasının işlerini devralmış. 1960'ta, 20 yaşındayken İstanbul'a gelmiş ve burada her Karadenizli gibi inşaat sektörüne adım atmış.

DEVLETE ilk konutu 1965 yılında kendisinin yaptığını söylüyor Tahsin Kaya. 1978'de kurduğu Kayalar İnşaat'la birlikte, bugüne kadar 40 bin konut inşa etmiş. Grup birkaç yıl önce kısa süreli nakit krizi yaşadı

BUGÜN grup bünyesinde, inşaattan sigortacılığa, içme suyundan petrol istasyonuna, hazır betondan süpermarkete birçok alanda 27 şirket var. Bu şirketlerde 15 bin kişiye istihdam sağlanıyor.

TAHSİN Kaya'nın yeni projeleri daha çok taahhüt alanında. Şu anda Karaman barajının yapımı projesini sürdürüyor. Kuzuluk maden suyu ve Şerefiye İçme Suları da grubun büyüme planları içinde öncelik verdiği markalar.

SU yatırımlarının süreceğini söyleyen Tahsin Kaya, "Ortadoğu'ya su ihraç ediyoruz" diyor ama bütün hemşehrileri gibi o da rakam vermekten kaçınıyor.

KAYA'NIN bir diğer büyük projesi ise üzerinde uzun süre tartışılan Kuruçeşme'deki arsada. Burası hakkında yazılanların doğru olmadığını söyleyen Kaya, büyük bir otel yapmayı planlıyor. Otelin adı Aden olacak. 35 milyon dolara mal olması planlanan otelin yapımına ise 2006 ortalarında başlanacak.

Hamdi AKIN / Akfen Holding
5 milyar dolarlık ihale aldı

SON zamanlarda ona "limanların efendisi" diyorlar. 1984 yılında Ankara'da iş hayatına başlayan Hamdi Akın, 1990'lı yıllarda kamudan aldığı hastane, okul, lojman ve havalimanı ihaleleriyle büyüdü. İsminin medyada anılması ise Fenerbahçe yöneticiliği sayesinde oldu.

AKIN en büyük sıçramayı, 1997'de İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali ihalesini alarak yaptı. 306 milyon dolara ihaleyi alan TepeAkfenVIE (TAV) ortaklığı, geçen yaz buranın işletmesini 3 milyar dolara 15 yıllığına yeniden üstlendi...

1998 yılında holdinge dönüşen Akfen, 2002'de Sindrella markasıyla çikolata üretmeye başladı. Ardından Uludağ ve Kuşadası'nda oteller yaparak turizm sektörüne girdi.

HAMDİ Akın, 2004 sonunda araç muayene istasyonlarının özelleştirmesini kazanarak, çok büyük bir pazara akıllıca giriş yaptı. Ardından da Esenboğa ve Kahire havalimanlarının, Mersin ve İskenderun Limanı'nın ihaleleri geldi. (Ancak Mersin Limanı'nın satışına İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı aldı.) Akın'ın, son beş yılda kazandığı ihalelerin toplam değeri 5 milyar doları buluyor.

İbrahim CEVAHİR / Cevahir Holding
Dünyanın ikinci büyük alışveriş merkezini yaptı

O Türkiye'nin en büyük Laz müteahhitlerinden. 1980'lerde tam bir yıldız işadamı olarak anıldı inşaat sektöründe. Libya ve Ortadoğu'da aldığı taahhüt işleri, Cevahir Holding'i bugünlere taşıdı. Binlerce işçi çalıştırdı şantiyelerinde.

1988 yılında Şişli'deki İETT Garajı'nın ihalesini büyük umutlarla kazandı. Ancak bu yatırım holding için bir duraklama dönemine neden oldu. Bürokratik engeller nedeniyle hedeflediği yatırımları yapamayınca kendi deyimiyle çok para kaybetti. Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığa gelmesiyle gecikmiş de olsa yatırımlarını hayata geçirmeyi başaran Cevahir, beş yıldızlı bir otel işletiyor.

ÖNÜMÜZDEKİ ay, dünyanın ikinci büyük alışveriş merkezini açmaya hazırlanan Cevahir, daha sonra Maltepe'de bir hastane yapma hazırlıkları içinde. Ama şimdi bilendiği en büyük proje, Zeytinburnu'nda 390 dönümlük alana kurmayı planladığı ve 300 milyon dolarlık maliyet biçtiği dev kongre merkezi.

 

 



» Diğer Duyurular